Profilo di TolgaAnLadım ki AğaçLar Topra...FotoBlogElenchiAltro Strumenti Guida

Tolga Çelen

Interessi
di 
di 
di 
Nessun album fotografico.

AnLadım ki AğaçLar Toprağa Acı Verdikçe Büyüyor

Hayat Sonu öLümLe Biten Bir Rüyadır

PowerToy: HTML personalizzato

 
          
Free Hit Counters
16 agosto

hoşçakal ben

 
 
Yitip gider korkularım her yüzleştiğimde gerçeklerle.her acım daha da büyütür içimdeki yalnız adamı.benimle beslenir benimle nefes alır o.adım adım kuşatır vücudumu,kanıma karışır,benliğimi alır.yitip gider birgün ansızın oda.korkusuz ve onsuz kalırım.nefesim bile yarım,vücudum bütündür,içim ağır.bomboş bir havaalanı gibidir yüreğim.hep bir rötar vardır benim kağıt uçaklarımda..denizlerimde her daim kıyıya vurmuş renkli renkli,karinası yırtılmış gemilerim vardır.hepsinin de sebebi güzel sesli deniz kızları.rüzgarı hiç dinmez benim topraklarımın,her gece bir fırtına alışılmış beklentidir bende.çiçek bile açmaz ya..belkide ben çok uğraş verdim boynu bükük dursalarda şimdi bir köşede.ben hep büyüdüm be!her acımda büyüdüm,her nefesimde,her saniye gözlerimi açıp kapattığımda.neden sormadınız ki bana!istiyor musun acı büyütsün mü seni diye.kalsaydım ya o en saf yıllarımda.büyümekten korktuğum zamanlarda.bir insanın bakışlarından kaçtığım,kızlarla ip atlayamadığım anlarda.minicikken unutmam doktor duydum mu gözlerimi tutamam.şimdi gözlerimde hüzün...sonbaharda bir balıkçı kasabası ömrüm.turistler gider kalırım martılarla ben.çok severim ben yürümeyi,otobüsün gelmeyeceği bir durakta beklemeyi.oysa hep istemişimdir bende herkes gibi düşmesin benim yağmurlarım hüzün dolu kuraklarıma,açmasın benim boynu bükülecek papatyalarım,güllerim,zakkumlarım,leylaklarım.ben büyüdüm mü söyle bana.içimde kocaman bir yara.kan ile beslenen,gözyaşına doymak bilmeyen,her güneş battığında yastıkla kafa mesafesinde beliren dipsiz düşünceler beni bitiren.büyüdüm bak kocaman oldum.içimde kanımı emen nefesimi boğazımdan alan bir hayatla büyüdüm bak..
 
büyüdüm kocaman acıların eşiğinde büyüdüm,kocaman adam oldum.Yalnız.
 
hoşçakal ben.
07 agosto

07 08 07

 
 
 
    Ayrılık vakti,gözlerde yaşlar sırada akmak için.koca adam kocaman.dev gibi,bembeyaz-sığamamış-gözlerim boş ellerim titrek.çoçukluğumun her dakikası,delikanlılığımın ilk adımı.uğruna babamdan ilk tokat yediğim adam,uğruna ilk aşk acısından içki içtiğim.beraber saklambaçla başlayan aklımıza gelen herşeyi o anda oyuna çevirdiğim yürekli adam.Neredesin ki şimdi ? bak ben gözleri artık kuru,aklı bomboş,yüreği kapanmaz acılar sahibi kala kaldım gayri.nere adım atsam sen varsın,senelerce ayrı kalmadım senden,aynı yastıkta uyudum,sen şimdi bensiz,soğuk,yalnız.içim çok acıyor benim seni orada bırakmamalıydım sanki.korkarsın sen Mete karanlıktan.çocukluk anılarımla kaldın orada,hani torunlarımıza anlatacaktık biz böyle dosttuk bak Yaşar Mete Tolga diye.imrendirecektik herkesi.gitme bea cidden yapayalnızım ben.seni arkadaş yerine hiç koymadım hep kardeşim dedim.her zaman içim acıdı sana bir şey olsa.şimdi içim dışım beynim yüreğim kalbim ellerim burnum acıyor.
 
   seni ellerimle bıraktım ya bugün o yere özür dilerim kardeşim.her zaman yanında olacağım ve biliyorumda sen de benim yanıbaşımdan hiç gitmeyeceksin.varlığını her zaman yanımda hissedeceğim.anılarınla o güzel gülüşünle mükemmel karakterinle her zaman Gölcük denen bu yerde yaşayan bu adamın kalbinde olacaksın.seni hep yaptığımız muzurluklarla,çılgınlıklarla hatırlayacağım.orada uyuyan adam değilsin sen.sen boşluğu artık kimse tarafından doldurulamayacak o benim kocaman kardeşimsin.
 
  
    sonunda bilirim ki burası son durak kardeşim,dualarımı gönderirim sana bana hayatı dolu dolu yaşattığın için minnettar kalarak.Allahımdan senin ve dünyalar güzeli kız arkadaşın için cennet kapılarını açması için dua ederim ağlarım.Evet ağlarım Mete,sizin için hiç durmadan ağlarım ben.ayırmasın sizi orada Allahım.Geride kalanlar emanettir bana gözün açık gitmesin.Hakkım sonuna kadar helal olsun sana.Nur içinde uyu,mekanın cennet olsun inşallah.
 
 
   Hoşçakal!çocukluk,gençlik dostum.
 
 
 
  
13 maggio

Saklambaç Sevgili

 
 
 
Önüm,arkam,sağım,solum sobe..kaçın saklanın hayallerim kimsenin sizi bulamayacağı o yerlere.durmayın o ağacın arkasında bir yeriniz görünür de ebelenirsiz belki.gidin buradan benim bile yerini hiç bulamayacağım uzaklara.yalnız bırakın artık beni,kendimi bile alın gidin.beni saklambaç sevgilimle başbaşa bırakın sadece.senelerce arayayım ben onu.hiç bulamayacağım halde bırakmayayım çocuksu aşkımı.her zaman düşeyim peşine iki adım gerisinde olayım belli etmeyeyim ona.büyümesin bu oyundakiler hiç.sevgilimle başbaşa kalmak için aynı yere saklanayım senelerce ben.bulamasınlar beni sakın.gideyim ya ben artık buralardan.çok uzaklara adını hafızamdan sildiğim şehirlere saklanayım saklambaç sevgilim ben.bulamayasan sen beni hiç,kimbilir arar mısın ki?
 
en çok yüze kadar sayayım ben sen gidene kadar benden.sonra seneler boyu hep doksan dokuzda kalsın rakamlarım.seni benden yüz aldı bilirim.o kadar uzağa neden gittin ki,bak sensiz de şimdi oyunlarım.tatillerim yarım,nefesim buruk,yüzük asık,elim titrek..korkuyorum ben hala biliyor musun seni ebeleyemeyeceğim bir ömür belkide.kim bilir belki başka bir oyunda bulurum seni ben tekrar.
 
oysa ben ne çok isterdim seninle çocukluğumda birlikte olmayı seninle aynı merdivenlere oturup KURT oldun diye duymayı.sana yakın olup kimselerin bulamayacağı yerlere saklanmayı.ben seninle saklambaç bile oynayamadım ki :(
 
şimdi sen benden saklanmak için çok uğraş veriyorsun ama çocukluktan eser yok artık gözlerde.damla yaş ister benim oyunlarım sadece bir damla onu vermen yeter bilsen neler olacak bir bilsen.sen kör ebeyi seçmişsin artık gözlerin bağlı senin anlıyorum.ruhun kalbim ellerin kilitli.bir tek kokun aynı kalmış senin bilmelisin onu ne yaparsan yap silemeyeceksin benim en derinlerimden..
 
hoşçakal sevgili..çocukluğumun sahip olamadığı,gençliğimin sahip çıkamadığı sevgili.hoşçakal saklambaç sevgilim..
20 aprile

Ne MutLu TÜRK'üm Diyene

 
 
 
İzmir kurtulmuş, çok tatlı bir yorgunluk, Ankara'ya hareket edecekler... Trene binerler ve kompartımana çekilirler.
Ertesi gün, yaveri, Atatürk’ün kompartımanının kapısını çalar. Atatürk, yorgun, bitkin bir halde kravatını yıkamaktadır. Yaveri: "Paşam bu ne hal, hiç uyumadınız herhalde; niye böylesiniz", der.
"Çocuk, kompartımanıma yastıkla battaniye koymayı unutmuşsunuz, kolumu yastık yaptım ağrıdı, setremi yastık yaptım üşüdüm, uyumadım kalktım", der.
Yaveri: "Aman Paşam! Birimize haber vereydiniz; hemen size bir yastıkla battaniye getirirdik", der.
Ve bir ülke kurtarmaktan dönen komutan tarihi bir cevap verir:
"Geç fark ettim, hepiniz en az benim kadar yorgundunuz, hiç birinize kıyamadım. Önemli olan benim uyumam değil; milletimin rahat uyuması".
 
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
Attendere...
Il commento immesso è troppo lungo. Immetti un commento più breve.
Immissione non effettuata. Riprova.
Impossibile aggiungere il commento al momento. Riprova più tardi.
Per aggiungere un commento è necessaria l'autorizzazione di un genitore. Chiedi autorizzazione
I tuoi genitori hanno disattivato i commenti.
Impossibile eliminare il commento al momento. Riprova più tardi.
Hai raggiunto il numero massimo di commenti pubblicabili giornalmente. Riprova tra 24 ore.
Impossibile lasciare commenti. La funzionalità è stata disattivata perché i sistemi hanno rilevato una possibile attività di spamming dal tuo account. Se ritieni che il tuo account è stato disattivato per errore, contatta il supporto tecnico di Windows Live.
Esegui il seguente controllo di protezione per completare la pubblicazione del commento.
I caratteri digitati nel controllo di protezione devono corrispondere ai caratteri dell'immagine o della riproduzione audio.

 

 

                                                                                                    

Ben kardan bir adam sevdim gülüşü şapkasının altında saklı
Elleri ceplerinde
Çocuk kahkalarıyla örülü bedeninde ateşten kor yüreği
Ben bu kış bahar hiç gelmez sandım
Bir sabah uyanınca güneşle dünyam başıma yıkıldı
Ne kar vardı, ne kardan adam
Artık sadece hayali vardı anımsadıkça ayazı yüreğimi yakan

Yüreğimde kanayan bir yarasın artık. Yarım bırakılmış bir şiir gibi yarımım, yazanından başkası tamamlayamaz bu şiiri. Terk edilmiş bir çocuk bahçesi yüreğim, hüzünlü boş bir salıncak görüntüsü gözlerimin önünde.

Gözlerimin önünde eridin gittin.

Kardan adamım, seni gerçek sandım.
Kardan adamım, ben gerçekten vardım.

Hayalperest de olsam, çocuk da olsam, yokmuş gibi de olsam, bu hikayede senden daha çok vardım. Oysa bu hikayede sadece sen kahramandın.

Her çocuk erimeyeceğine inanmak ister kardan adamının. Her çocuk bahçesinde onun olduğunu bilirken güvenle uyur. Her çocuk hikayeler yazar. Ve her çocuk kardan adamı eridiğinde ağlar.

Eridin. Ağladım.

Bilseydim sever miydim seni. Bir gün gideceğini bilsem, gözlerime baka baka, gözlerim hiç umurunda değilmiş gibi gideceğini bilseydim, tek damlası için dünyayı yakacağını söylediğin göz yaşlarımın üzerine basa basa gideceğini bilseydim, “artık bitti” derken o sıcacık adam yerine kardan bir adam olacağını bilseydim sever miydim seni?

Evet, severdim.
Elimde değildi ki.
Severdim.

Kardan adamlar yaptım
Hepsini Kahramanım sandım
Avuçlarımda eridiler
Telli duvaklar taktım
Her defa sanki aklandım
Çok çabuk kirlendiler.....

:

   

 

Image and video hosting by TinyPic CENGİZHAN Image and video hosting by TinyPic

 

Se no futuro eu não for seu presente
Lembre-se que fui parte do seu passado!

If in the future I will not be your gift
Remember that I was part of your past!

1 Ott.
Ali-Canha scritto:

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.
Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
Yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

18 Mag.